Malatya'da Yeniden İmar Çalışmalarında "Metrekare Tartışması" Büyüyor
6 Şubat depreminin ardından Malatya'da yürütülen yeniden imar çalışmalarında sona yaklaşıldı. Ancak inşa edilen konut ve iş yerlerinin metrekare küçülmesi, vatandaşların tepkisine yol açtı.
Malatya’da Yeniden İmar Çalışmalarında “Metrekare Tartışması” Büyüyor
6 Şubat depreminin ardından Malatya’da yürütülen yeniden imar çalışmalarında sona yaklaşıldı. Ancak inşa edilen konut ve iş yerlerinin metrekare küçülmesi, vatandaşların tepkisine yol açtı.
Deprem öncesinde 120 metrekare olan dairelerin 66 metrekareye, 100 metrekarelik iş yerlerinin ise 18 metrekareye düştüğü iddia ediliyor. Vatandaşlar bu durumun hakkaniyete aykırı olduğunu savunuyor.
Birçok depremzede, “Evlerimizi ve iş yerlerimizi yeniden yaptılar, teşekkür ediyoruz. Ama sonuçta bedava yapmadılar, bizden parasını da alacaklar. Fakat metrekarelerimiz yarıya düştü. Eski evimizin yarısını bizden aldılar. Peki bu alınan kısımlar kimlere verilecek?” sözleriyle tepkilerini dile getirdi.
İmar çalışmalarında ortaya çıkan bu durum, hem adalet hem de mülkiyet hakkı açısından tartışmaları beraberinde getiriyor. Hukukçular ise vatandaşların rızası dışında yapılan metrekare küçültmelerinin ilerleyen süreçte ciddi davalara konu olabileceğine dikkat çekiyor.
Özellikle iş yeri sahipleri, küçülen metrekarelerin ticari hayatlarını olumsuz etkileyeceğini ifade ederken, “100 metrekare dükkânın yerine 18 metrekarelik alan veriliyor. Böyle bir iş yerinde nasıl geçim sağlanacak?” diye soruyor.
Yetkililer Ne Diyor?
Konuya ilişkin belediye ve bakanlık kaynakları ise farklı bir tablo çiziyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, imar planlarının depreme dayanıklılık, yeni kentsel dönüşüm ihtiyaçları ve şehir merkezinin yeniden düzenlenmesi doğrultusunda hazırlandığını belirtiyor.
Yetkililer, “Deprem öncesinde düzensiz, plansız ve sağlıksız yapılar vardı. Yeni yapılan konutlar ve iş yerleri, güvenlik ve şehircilik standartlarına göre tasarlanıyor. Metrekare farklılıkları bu planlamadan kaynaklanıyor. Kimsenin mağdur edilmesi hedeflenmiyor, hak kaybı yaşayanlar için kademeli olarak çözüm üretilecek” açıklamasını yaptı.
TOKİ yetkilileri ise, yapılan binaların altyapı, güvenlik, otopark ve sosyal donatı alanlarıyla birlikte değerlendirildiğinde vatandaşların eskiye göre daha nitelikli yaşam alanlarına kavuşacağını savunuyor.
Muhalefet ve STK’lardan Sert Tepki
Muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları ise yapılan açıklamalara tepki gösterdi. CHP ve İYİ Parti temsilcileri, vatandaşın metrekare kaybının “gizli bir kamulaştırma” anlamına geldiğini savunarak şu eleştiriyi getirdi:
“Vatandaşın mülkü üzerinden plan yapılıyor. İnsanlar yarı yarıya küçülmüş evlere, iş yapması imkânsız dükkânlara mahkûm ediliyor. Depremzedeler zaten canlarını ve mallarını kaybetti, şimdi de mülkiyet haklarını kaybediyor.”
Malatya’daki bazı meslek odaları ve STK’lar da, imar planlarının şeffaf yürütülmediğini belirterek, “Vatandaşın rızası alınmadan yapılan her uygulama yeni mağduriyetler doğurur. İnsanların evlerini küçülterek sorun çözülemez, bu bir hak gaspıdır” açıklamasını yaptı.