Koltuk Mücadelesi ve Siyasi Çıkarların Gölgesinde Unutulan Malatyalılık

6 Şubat'taki Asrın Felaketi, Malatya için bir dönüm noktasıydı. Depremin etkisiyle şehir büyük bir yıkım yaşadı, binlerce insan hayatını kaybetti, yüzbinlerce insan evsiz kaldı

Reklam
Reklam

Malatya'nın Vekilleri: Koltuk Mücadelesi ve Siyasi Çıkarların Gölgesinde Unutulan Malatyalılık
6 Şubat'taki Asrın Felaketi, Malatya için bir dönüm noktasıydı. Depremin etkisiyle şehir büyük bir yıkım yaşadı, binlerce insan hayatını kaybetti, yüzbinlerce insan evsiz kaldı. Ancak, bu büyük felakete rağmen, Malatya'nın vekilleri, felaketin hemen ardından halkın yanında yer almak yerine, siyasi hesaplar peşine düştüler. Depremin yaralarını sarmak, mağdur olan insanlara yardım etmek bir yana, vekillerin çoğu, siyasi koltuklarını sağlamlaştırma ve siyasi çıkarlarını koruma derdine düştü.
Yan Gelip Yatan Vekillerin Siyasi Performansı
Malatya'nın vekillerinin, özellikle felaket sonrası dönemde halkı yalnız bırakmaları, toplumun büyük bir kısmı tarafından büyük bir hayal kırıklığıyla karşılandı. Siyasi çalışmalarına dair somut bir adım atamayan bu vekiller, halkın ihtiyaçlarına kulak tıkadılar. Bunun yerine, 23 Şubat’ta yapılacak AK Parti büyük kongresi ve sonrası için bakanlık ya da parti yönetiminde koltuk kapma yarışına girdiler. Depremin ve felaketin yarattığı acıların göz ardı edilerek, sadece koltuk mücadelesinin ön plana çıkması, seçmenlerin gözünde vekillerin sorumsuzluğunu ve çıkarcılığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Sözde Malatyalı Olmak: Seçim Zamanı Gündeme Gelen Boş Söylemler
Bir diğer dikkat çeken durum ise, yıllardır ağızlarına "Malatyalılık" ilkesini almayan ve Malatyalıların sorunlarına duyarsız kalan vekillerin, kongre süreci yaklaşırken bu kelimeyi dillerine dolamaları oldu. Seçim dönemi ve parti içi koltuk değişim süreci yaklaşırken, "Malatyalılık" söylemleri artık sıradan bir seçim malzemesi haline gelmiş durumda. Bu tutum, halk tarafından büyük bir tepkiyle karşılandı. Malatyalıların sorunları ve ihtiyaçları, yalnızca siyasi çıkar sağlamak amacıyla gündeme getirilmekte; ancak bu vekiller, uzun yıllardır bu ilkenin gereklerini yerine getirmekten uzak durdular.
Seçim arifesinde Malatyalılık vurgusunun, sadece koltuk kapma amacını güden ve halkın gerçek ihtiyaçlarını göz ardı eden bir yaklaşım haline gelmesi, halkın vicdanında derin bir çelişki yaratıyor. Malatyalılık, bir kimlik ya da duygu olmaktan çıkıp, sıradan bir söylem ve boş bir propaganda malzemesi haline gelmiş durumda.
Vekillerin Siyasi Sorumlulukları: Malatyalıların Güvenini Kaybetmek
Siyasi sorumlulukların yerine getirilmesi, halkın vekillerinden beklediği en önemli özelliklerin başında gelir. Ancak Malatya’nın vekilleri, uzun bir süredir bu sorumluluğu yerine getirmekten uzak durmuşlardır. Yıllarca, halkın acılarıyla ilgilenmek yerine, kendi siyasi geleceği için çalışmışlar; hem seçim öncesinde hem de sonrası süreçlerde halkın sorunları yalnızca birer söylemde kalmıştır.
Siyasi performanslarının sürekli olarak sorgulanması gereken bu vekiller, halkın teveccühünü kaybetmiş ve güvenlerini sarsmıştır. Birçok Malatyalı, bu vekillerin geçmişteki tutumlarını hatırlayarak, şimdiki seçim dönemi vaatlerine ve söylemlerine şüpheyle yaklaşmaktadır.
Sonuç: Gerçekten Malatyalı Olmak, Boş Sözlerden Daha Fazlasını Gerektiriyor
Malatya'nın vekillerinin, her fırsatta "Malatyalı" olduklarını vurgulamaları artık bir anlam taşımamaktadır. Gerçek Malatyalılık, sadece koltuk ve çıkar uğruna gündeme getirilmesi gereken bir söylem olmamalıdır. Bu, bir kimlik ve sorumluluk duygusu gerektirir. Vekillerin, yalnızca seçildiği dönemde değil, her zaman halkın yanında yer alması ve halkın gerçek sorunlarına çözüm üretmesi gerekmektedir. Ancak bugüne kadar gösterilen siyasi performans, Malatya halkının bu vekillerden gerçekten de "Malatyalı" bir duruş ve sorumluluk beklediğini görmezden gelmekten başka bir şey değildir.